Türk Ansiklopedisi

Eski Türk Takvimi

On iki hayvanlı Türk takvimi günümüzde Orta Asya, Sibirya, İdil-Yayık ve Kafkasya Türklerince kullanılır. Takvimdeki on iki hayvanın adlarının ve onlarla ilgili efsanelerin tüm Türk-Moğol halklarına ortak olması söz konusu takvimin Türk halklarınca çok yaygın olarak kullanıldığının bir göstergesidir.

Kaşgarlı Mahmut, 12 hayvanlı takvimle ilgili şunları anlatmıştır:


“Türkler on iki çeşit hayvanın adını alarak on iki yıla ad olarak vermişler. Çocukların yaşlarını, savaş tarihlerini ve başka şeyleri hep bu yılların dönmesi ile hesap ederler. Bunun kökü şöyle olmuştur: Türk hakanlarından birisi, kendisinden birkaç yıl önce olmuş bir savaşı öğrenmek istemiş. O savaşın yapıldığı yılda yanılmışlar. Onun üzerine, bu iş için hakan, ulus ile danışır ve kurultayda: “Biz bu tarihte nasıl yanıldıksa bizden sonra gelecek olanlar da yanılacaklardır. Öyle ise biz şimdi göğün 12 burcu ve 12 sayısınca her yıla birer ad koyalım. Sayışlarımızı bu yılların geçmesiyle anlıyalım. Bu, aramızda unutulmaz bir andaç olarak kalsın..” dedi, ulus hakanın bu önerisini onayladı.

 

Bunun üzerine hakan ava çıkar, “yaban hayvanlarını ‘ılısu’ya doğru sürsünler” diye buyurur. Bu, büyük bir ırmaktır. Halk bu hayvanları sıkıştırarak suya doğru sürer. Bu hayvanlardan avlarlar. Birtakım hayvanlar suya atılırlar. 12’si suyu geçer. Her geçen hayvanın adı bir yıla ad olarak takılır. Bu hayvanlardan birincisi “sıçan” imiş. İlkönce geçen bu hayvan olduğundan yılın başı bu adla anılmış ve “sıçan yılı” denilmiş. Bundan sonra sırasıyla geçen hayvanların adları yıllara verilmiş: Öküz yılı, Pars yılı, Tavşan yılı, Timsah yılı, Yılan yılı, At yılı, Koy yılı, Maymun yılı, Tavuk yılı, İt yılı, Domuz yılı.

Sayı domuz yılına varınca gene sıçan yılından başlar. Kaşgarlı Mahmut der ki:
Türkler bu yılların her birinde bir hikmet var sanarak onunla fal tutarlar, uğur sayarlar. Söz gelimi “Öküz yılı” geldiğinde savaş çoğalırmış. Çünkü öküzler birbirleriyle vuruşurlar, toslaşırlar. “Tavuk yılı”nda yiyecek çok olur, ancak insanlar arasında karışıklık çıkarmış. Çünkü tavuğun yiyeceği danedir. Daneyi bulabilmek için çöpleri, kırıntıları birbirine karıştırır. “Timsah yılı” girdiğinde yağmur çok yağar, bolluk olurmuş. Çünkü timsah suda yaşar. “Domuz yılı” girince kar ve soğuk çok olur, kargaşalık çıkarmış. Böylece Türkler her yıl bir şey olacağına inanırlar.”

 

Bu takvimin XIV. ve XV. yüzyıllarda Tarih-i Türki, Şal-i Türkan adlarıyla kullanıldığı malumdur. Ünlü İslam bilgini, döneminin (X-XI. yüzyıllar) meşhur gökbilimcisi Bîrûnî, El-Âsâr'il-Bâkiye an'il-Kurûni'i-Hâli-ye adlı eserinde on iki hayvanlı Türk takviminden bahsetmiştir. XIII-XVI. yüzyıllardaki Türk-Moğol İmparatorluğu sırasında çok yaygın olarak kullanılan bahis konusu takvim, “On İki Hayvanlı Türk Takvimi” adını almıştır.

Listeye geri dön

Konuşmalar

Özgeçmişler /

Tümü
Владимир Михайлович Алпатов
Rus Doğu bilimci, dilci, filoloji ilimleri doktoru, profesör